Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski - Bir Yazarın Hayatının Eserlerine Olan Katkısı

“Herşeyden öte kendine yalan söyleme. Kendine yalan söyleyen ve kendi yalanlarını dinleyen insan, içindeki ve etrafındaki gerçekleri ayırt edemez hale gelir; kendisi ve başkalarına saygı duymamaya başlar. Saygı olmadığı zaman da sevmeyi bırakır.” Fyodor Mihayloviç Dostoyevski Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, tanıdığımız ismiyle Dostoyevski, 1821-1881 yılında yaşamış Rus roman yazarıdır. Yazdığı eserler, insan psikolojisini tanımlamak ve açıklamak açısından , 20. yüzyıl ve sonrası edebiyatçılarının çoğuna ilham olmuştur. Hatta, ünlü psikoanalist Sigmund Freud'un bile çalışmalarında Dostoyevski'nin eserlerinden yararlandığı bilinmektedir. Bunu ileride ara ara açacağız ama, yazarın hayatında yaşadığı acı deneyimler, altını çizerek ifade etmemiz gerekir ki , klasiklerinin içeriğini derin bir şekilde etkilemiştir. Genel olarak eserlerinde, 19.yüzyıl Rusyasındaki karmaşık politik ve sosyolojik atmosferin Rus insanının psikolojisine etkisi işlenmiştir. 1821 yılında ...

İstanbul'un Gözde Adalarından : Kınalı Ada

Kınalı Ada Adını; Makilerin kızıl renkli olmasından dolayı almıştır. Çınar, Teşvikiye ve Manastır Tepesi olmak üzere adada bulunan bu üç tepeden, bu küçük, sevimli adayı doyasıya seyredebilirsiniz. İstanbul adaları içinde en küçük adalardan biri olan bu muhteşem ada 1500 X 1100 km büyüklüğündedir. Geçmiş yıllarda suyun ve elektriğin olmadığı bu ada, diğer adalara nazaran daha sessiz ve sakindir. Adaya elektrik 1946'da gelmiş önceleri taşıma suyla idare edilen Kınalı Ada susuzluktan ancak 1981 yılında kurtulmuştur. Nasıl Gidilir? Ada'ya Bostancı, Kadıköy, Kabataş, Karaköy ve Eminönü'nden kalkan motorlarla, vapurlarla ulaşım mümkündür. Neler Yapılabilir? *Bisiklet kiralanır. *Ada sokakları dolaşılır. *Manastır Tepesi gezilir ve dolaşılır. *Ayazma'da denize girilir. *Bahar Pastanesi'nde dondurma yenilebilir. *Manastır Tepesi'ndeki büyük ağacın altından İstanbul seyredilir. *Pembe Köşk pansiyonunda ko...

İlginç Fransızca Atasözleri

Atasözleri, geçmiş toplumların geleceğe bıraktığı kısa ama önemli hatta kritik nasihatlerdir. Her ne kadar atasözlerini çok umursamasak da, deneyimlere dayalı olduğu için...  Neyse, bu başka bir konu. Biz bu gün bazı ilginç fransızca atasözlerinin karşılığını vermeye çalışacağız.  Amacımız, her millet için atasözlerinin aynı olduğunu, sadece söyleme biçiminin farklı olabileceğini göstermektir. "On n'apprend pas aux vieux singes à faire des grimaces." Tercümesi "Yaşlı maymunlara yüzlerini degiştirmesini öğretemezsiniz" şeklindedir. Yani yaşlandıkça yeni bir şey öğrenmek zorlaşı. "Chacun voit midi à sa porte." Tercümesi "Herkes öğleni kendi kapısında görür" şeklindedir. Yani herkesin yaptığı kendinedir. "À cheval donné on ne regarde pas les dents" Tercümesi "Hediye edilmiş bir atın dişlerine bakma." şeklindedir. Yani verilmiş bir hediyenin kusuruna bakmamak gerekir. "Celui que est lent à manger...

La Turquie Pour Qui Commence Pour La Première Fois

La Turquie, c'est un pays qui connecte l'Asie et l'Europe géologiquement par la plus petite distance. Il y a (approx.) 80 million gens dans la Turquie. Sa langue officiel est le Turc. La majorite de ces gens croie en İslam.    ll y a sept divisions grandes de la Turquie: la mer noire, la méditerranée,  l'ouest de l'Anatolie, le centre de l'Anatolie, le sud-ouest de l'Anatolie, l'égéen et le Marmara. Totalement, ils s'appelent l'Anatolie. Il ya trois mers qui encerclent la Turquie: la mer noire au nord, la méditerranée au sud et l'égéen au ouest. Elle a des frontières avec la Grèce, la Bulgarie, la Géorgie, l'Arménie, le Nakhitchevan, l'Iran, l'Irak et la Syrie. Les basiques monnaies locales du Turc est "Lira" et "Kuruş". Un "lira" equivaut a cent "kuruş". Icı, ceux-ci sont tout les monnaies locales, dans un economie Turc: La Turquie, il y a beacoup de choses pour l'al...

Trafik Cezaları

1-Alkollü Araç Kullanımı: Birinci defada 650 lira , ikinci defada 814 lira , üç ve üçten sonra ise 1.327 lira ceza ödeyecek. Uyuşturucu veya keyif verici madde alarak araç kullananlar da 1.327 lira ceza verecek. 2-Kırmızı Işık İhlali: Kırmızı ışık ihlali yapanlar 154 lira ,  3-Hatalı Park: Yasak yerlere park eden sürücüler de 72 lira ceza ödeyecek.  4-İzinsiz Reklam: İzin alınmaksızın araca reklam, yazı, resim, ilan, flama ve bayrak takanlar ve araçta sesli, ışıklı donanım bulunduranlar 72 lira ile cezalandırılacak. 5-Araç Muayenesi: Araçların muayene süresini geçiren sürücüler ile servis freni, lastikleri, dış ışık donanımından yakını ve uzağı gösteren ışıklar ile park, fren ve dönüş ışıkları noksan, bozuk veya teknik şartlara aykırı olan araçları kullananlara da 72 lira ceza uygulanacak. 6-Sahte Belge: Sürücü belgesi almak için yanlış bilgi veya sahte belge vermenin cezası 814 lira 7-Ehliyet Bulundurmama: Araç kullanırken sürücü belgesini yanınd...

Trafikte en çok yapılan 10 hata!

Yaya ve yolcuların sebep olduğu kazalar eklendiğinde, tüm kazaların yaklaşık yüzde 99’unun insan unsurundan kaynaklandığı belirlendi. Trafikte en çok yapılan 10 hata ise şöyle; 1-Hız limitlerine uymama 2-Hatalı sollama 3-Kırmızı ışık ihlali 3-Takip mesafesine uymama 4-Uykusuz, yorgun veya dikkatsiz araç kullanma 5-Alkollü olarak araç kullanma 6-Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama 7-Seyir esnasında cep telefonu kullanma 8-Emniyet kemerinin kullanılmaması 9-Trafik işaretlerine uymama 10-Trafikteki sürücü ve yayalara karşı saygılı ve sabırlı olamama

Kumaşlar yıkandıktan sonra neden çeker?

Yünlü kumaşların veya giysilerin ıslanınca çekme olayı biraz karışıktır,  çünkü nem ve ısı şartları liflerin sadece boylarını değil çaplarını da değiştirirler. Ham iplik, kot kumaşı olmak üzere dokunurken dayanıklılığını  arttırmak için tabii boylarındaki liflere bükümler, yani bir çeşit düğümler  ilave edilir. Kumaş ıslanınca yün lifleri şişerler. Liflerin bu genişlemesi   ipliklerdeki bükümler arasındaki açıya da tesir eder ve iplerin boylarının  kısalmasına neden olur.  Aslında kumaş ıslanınca lifler şiştiğinden boyunun az bir miktar uzaması gerekir ama bükümlerin açılarındaki deformasyonun oluşturduğu çekme kuvveti daha fazla olduğundan sonuçta kumaş boydan kısalır.   Kumaş yıkandıktan sonra kurutulduğunda şişmiş lifler eski durumlarına gelirler a ma kumaş ilk ölçülerine dönemez. Su, yüksek ısı, çalkalama ve sabun -ki burada lifler arasında yağlayıcı görevi görür- hepsi birden kumaşın çekmesini kolaylaştırırlar....

Amerika'nın Bağımsızlığı ve Dönem Avrupası'nın bu Bağımsızlığa Sağladığı Katkı

Böyle uzun bir başlığı niye seçtiğimizi sormuş olabilirsiniz. Aslında hedeflediğimiz Amerika ve Avrupa kıtalarında aynı dönemlerde gerçekleşen önemli olayların birbiriyle nasıl kenetlendiğini anlatmak; böylece okuyucularımıza tarihsel olayların birbirinden ayrı düşünülmeyecceğini göstermektedir. Amatörden aşağı bir tarih araştırmacısı olarak bu denli önemli bir incelemeyi yaparken, açıkcası, endişelenmiyor değiliz. Bu işin inceleme ve yazma tekniğini bilmediğimiz için bazen sıkıcı detaylar bazen de masal anlatımı yapabiliriz. Ancak, ne olursa olsun, metaforik olarak bu amaç için ringe çıkmayı ve hiç olmazsa dövüşerek yenilmeyi bir onur kabul ediyoruz. James Gilray'in 1805'de çizdiği bu karikatürde, Fransa'nın (sağda) ve İngiltere'nin (solda) dünya hakimiyetini elde etmek için gösterdikleri açgözlülük resmedilmiştir. Amerika'nın bağımsızlık hareketlerinin çıkış noktası "7 yıl savaşları" (1756-1763) olarak adlandırılan, 1756'da Avusturya v...

Bitkilerle Konuşmanın Faydaları

Evlerinde çiçek yetiştirmeye meraklı kişilerin çoğu, onlarla konuşmanın, yapraklarını okşamanın gelişimlerinde etkili olduğunu, ses tonunun bile bitkiler tarafından algılanabildiğini iddia ederler. Canlıların duyabilmeleri ve hissedebilmeleri için gelişmiş organlara daha önemlisi bir sinir sistemine sahip olmaları gerekiyor. Bitkilerin ne ses dalgalarını algılayabilecek duyu organları, ne bunları iletecek sinir sistemleri, ne de gelen uyarıları değerlendirecek beyinleri vardır. İnsanlar nefes alıp verdiklerinde havanın içindeki oksijenin büyük bir kısmını kullanırlar ama havada yüzde 0,03 (10 binde 3) oranında bulunan karbondioksiti hemen hemen hiç kullanmadan tekrar dışarı verirler. Metabolizmanın çalışmasından dolayı ortaya çıkan karbondioksit de buna eklenince verdiğimiz nefes içindeki karbondioksit oranı iyice artar. Bitkiler ise tam tersine, fotosentez yapabilmeleri için havadaki karbondioksiti kullanırlar. Bitkilerle çok yakından konuşulduğ...

Metaller - Seramikler - Polimerler - Kompozitler - Semikondüktörler - Biyomalzemeler:- Akıllı Malzemeler:- Nanomalzemeler:

Metaller : Çoğunlukla metalik elementlerden (örneğin demir, bakır, titanyum, kurşun, altın, nikel, v.s.) ve görece az miktarda ametalik elementten (carbon, nitrojen ve oksijenden) oluşan malzemelerdir. Oldukça sıkı, yoğun (Örneğin demirin yoğunluğu 7 kg/m^3, altının yoğunluğu 19 kg/m^3' dür) ve sert olmasının yanında, üzerine etkiyen kuvvete karşı sünek yenilim (malzemenin cam gibi gevrek çatlamadan yüksek miktarda deformasyona dayanabilmesi olarak düşünebilirsiniz) vermesi dolayısıyla yapı uygulamalarında sıkça kullanılan bir malzemedir. Ayrıca üzerindeki serbest elektronlar sebebiyle elektrik ve ısı iletkenliği yüksektir; dolayısıyla iletken olarak da kullanılır; örneğin lambalardaki tungsten ısı çubukları ya da bakır elektrik iletkenleri gibi). Işığı geçirmezler, parlak metalik yüzey görünümlerine sahiptir. Seramikler : Metalik ve ametalik elementler içeren bileşiklerdir. Aluminum oksit, silikon nitratlı ve karbitli bileşikler, kilden üretilen porselen, çimento, cam, si...

Osmanlı Devleti'nde Lonca Teşkilatı Hakkında Kısa Bilgi

Osmanlı'daki lonca teşkilatı 15.yy'ın sonlarında ortaya çıkmış, 18.yy'da gedik ismini alarak 20.yy'ın sonuna kadar varlığını sürdürmüştür. Ayrıca lonca kavramı Osmanlı'da küçük çaplı üretim yapan zanaatların örgütlenme biçimiydi. Loncalarda bulunan iş ahlakının temelinde, otoriteye ve geleneklere bağlılık, el işçiliğine hürmet, kanaatkarlık, meslek sırrını saklamak gibi prensipler yatmaktaydı. Bunun yanında Lonca teşkilatı Osmanlı'da en ücra köşelere yayıldı. Avarız sandıkları sistemiyle üyelerini her türlü kazaya ve ölüme karşı aileleriyle beraber sigortalamıştı. Kendi bünyesi içinde denetlendiği gibi devletinde kontrolünde bulunuyordu. 17.yy'da İstanbul'da 1109 loncaya bağlı, 126.000 üye tespit edilebilmişti. Osmanlı'nın son zamanlarında, sanayileşme hareketlerinin ve fabrikalaşmanın başlaması neticesinde el sanatları giderek önemini kaybetti. İttihat ve Terakki Fırkasınca 1913 tarihinde loncalar tamamen kaldırıldı. Osmanlı Devl...

Boncuktan Salon Takımı Nasıl Yapılır ? Grafikli Anlatım

Gerekli malzemeler: Çizmeli Naylon ip , Pense , 1 kilo Cam kum boncuk , 1/2 kilo Cam boru boncuk , Makas , Çakmak , Boncuk iğnesi. Motifimize başlamadan önce, ipin dolaşmaması için ipi gerdirmeyi unutmayalım ! 2.85 cm ip keselim ve iki kat yapıp bağlıyalım. Sökülmemesi için ucunu çakmakla yakıyoruz.Şimdi ipliğimize 12 boncuk geçirelim. İğnemizi en baştaki boncuğun içinden geçirip halka yapalım. Sonra iğneye ( 1 boru 3 kum 1 boru ) geçirip Halkamızın ikinci boncuğundan iğnemizi geçirip çıkartalım. Geri dönüp iğnemizi son taktığımız boru boncuğun içinden geçirip borunun üstüne çıkıyoruz. 3 Kum 1 Boru takıp halkamızdaki üçüncü boncuktan geçiyoruz.Tekrar son taktığımız borunun içinden geçip tepeye çıkyoruz.12 kum boncuk bitene kadar bu işlemi tekrarlıyoruz. bitirişi yaparken İlk başladığımız yerle birleştiriyoruz.3 kum ipimizdeyken ilk başladığımız 3 lü nün birinci boncuğundan girip ikinci boncuğundan (yani orta boncuktan) çıkıyoru...