Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Açlık Belirtileri Nelerdir ve Nasıl Tedavi Edilir?

Açlık Nedir? İnsanda kan şekerinin (kandaki glikoz miktarı) belli bir seviyenin altına düşmesi ile duyulan yiyecek arama ve yemek isteme hissi. Kan glikoz seviyesinin düşmesi, beyindeki bir merkezi uyarır ve kişiyi yemek yemeye sevk eder. Açlıkta yemek yemeyi istemenin başka bir sebebi de muhtemelen boş kalan midenin asit ifrazatının etkisiyle duyulan rahatsızlık ve ağrılı bir mide hissidir. Sigara (nikotin) beyne etki ederek açlık hissini azaltır. Açlık Belirtileri Nelerdir? En karakteristik anormallik, kilo kaybıdır. İlerlediği zaman, kişinin yürüyen bir iskeletten farkı kalmaz. Özellikle kas dokusu erir. Kalori alamayanlar umumiyetle protein açlığı da çekerler. Müzmin açlıkta bitkinlik, bulantı, karın ağrıları, kramplar, baş ağrısı ve nefes alma zorluğu gibi haller görülür. Böyle kimseler kendilerini çok kuvvetsiz hissederler ve ufak bir işe tahammülleri yoktur. Soğuktan çok etkilenirler. Baş dönmesi de olabilir. Bacaklar ve karın şişer. Depresyondadırlar, kadınlarda adet ...

Deprem Nedir? Zelzele Nedir? İstanbul Depremi Ne Zaman Olacak?

Yeraltındaki kayaların büyük basınçların tesiriyle değişmesi ve kırılması neticesinde yeryüzünde meydana gelen sarsıntı. Binâlarda ciddî hasarlar yapıp yeryüzünün görünüşünü değiştirebildiği gibi geniş çapta can ve mal kaybına da sebep olabilir. Depremin Sebepleri Nelerdir? Her şey Allahü teâlânın yaratmasıyladır. Bunlar bir sebeple hâsıl olduğu gibi, zelzeleyi meydana getiren sebebe göre üç çeşide ayrılır. Bunlar yeraltındaki büyük boşlukların göçmesine dayanan çöküntü zelzeleleri ; yanardağ püskürmesi, mağma faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan volkanik zelzeleler ve yer kabuğunun kırılması, kayması gibi hareketleriyle meydana gelen tektonik zelzelelerdir. Jeolojik zelzelelerin % 90’ı tektonik tiptendir. % 3’ü çöküntü, % 7’si volkanik tiptir Türkiye’deki zelzelelerin çıkış sebebi Jeolojik hareketlere dayanır. Karmaşık bir yapıya sâhip olan zelzeleyi izah edebilmek için yerkabuğunun mozaik gibi dizilmiş hareketli plakalardan meydana geldiği düşünülebilir. Bu plakaların herhan...

Şarbon Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Bacillus anthracis adlı mikrop tarafından meydana getirilen bulaşıcı olan, ot ile beslenen hayvanlarda özellikle sığır, koyun ve beygirlerde âni olarak ortaya çıkan ve insanlara da geçebilen bir hastalık. İnsanlar hastalığı hayvanlar veya bunların ürünlerinden alır. Mikroorganizma insanlara deriden girerse kara çıban denilen karakteristik bölgesel bir çıbanla ödem; kan dolaşımına karışması ile de sepsis (kan zehirlenmesi) ve iç organ lezyonları meydana gelir. Mikroplu etlerin yenmesi ağır barsak hastalıkları yapar. Hayvanlarda ise vücut ısısı yükselir, dalak şişer, kan, katran gibi koyu renk alır ve pıhtılaşmaz. Tabiî şartlar altında sıcak kanlı hayvanlardan beygir, sığır, koyun ve domuzlar arasında çok yaygın olarak görülebilir. Kanatlı hayvanlar ise inceleme yapmak için hastalandırılabilirler. Genç hayvanlar, ergin ve yaşlılardan hastalığa daha duyarlıdırlar. Şarbon hastalığının nedenleri nelerdir? Açlık, yorgunluk, uzun yolculuk, fazla sıcak ve soğuk, iyi beslenememe, fenâ b...

Kendi Aracınızla Yurt Dışına Çıkmak Artık Çok Daha Kolay!

                                           Kendi aracınızla yolculuk yapmak gibisi yok! Dilediğinizde mola verirsiniz, canınızın çektiği gibi yemek yersiniz. Gittiğiniz yeri bir turist değil, gerçek bir gezgin gibi keşfedersiniz. Üstelik aracınızla yurt dışına çıkmak için yapmanız gereken işlemler de her geçen gün biraz daha kolaylaşıyor. Bugünlerde, yeni tip bir çipli ehliyete sahipseniz, Yeşil Kart Poliçenizi yaptırarak sınırı kolayca geçebilirsiniz. Üstelik artık bunu yaptırmak için bir yere gitmeniz, belgelerin peşinde koşmanız da gerekmiyor. Anadolu Sigorta , Türkiye’de ilk defa Yeşil Kart poliçesini online olarak alma imkanı sunuyor. www.anadolusigorta.com.tr adresini ziyaret edip, plakanızı ve TC kimlik numaranızı girerek işlemi onayladığınız takdirde poliçeniz kapınıza kadar geliyor. Size de seyahat rotanızı çizmek kalıyor. Bir boomads advertorial içeriğidi...

Açe Devlet Tarihi

Hint Okyanusu’nun doğusundaki Sumatra Adasının kuzey kısmında, Cihan Şahın liderliğinde kurulan bir İslam devleti. Açe Devletinin bulunduğu Sumatra Adası, eskiden beri ticaretle uğraşanların uğrak yeri idi. Açeliler Hintli bir prens tarafından idare edilirlerdi. Miladi 12. ortasında Açe’de İslamiyet yayılmaya başladı. Şah Cihan’ın 1205’te Açe Sultanı olmasından sonra ise Açeliler , gruplar halinde Müslüman oldular. Sultan Ali Mugayyet Şah 1507-1522 döneminde Açelilerle adaya gelen Portekizliler arasında kanlı mücadeleler başladı. Bu mücadele, Sultan Aleeddin Riayat Şah 1537-1571 zamanında da devam etti. Aleeddin Riayat Şah, Portekizlilere karşı Osmanlı sultanından yardım istedi. Osmanlı Sultanı İkinci Selim Han, Açe’ye iki gemi top, tüfek ve top yapacak ustalar gönderdi. Büyük alim ve ilim adamı Abdurrahman Efendi, yanında bulunan Türklerle Açe’de bir köy kurarak yerleşti. Açeliler bu yardımlar ile Malakka Yarımadasının büyük bir kısmını Portekizlilerden kurtardılar. Bu tarih...

Abisel Hayvanlar - Karanlık Denizlerin Gizemi

Almancası: Tiefseetiere |  Fransızcası: Animaux des grands fonds |   İngilizcesi: Abysal animals. Suların karanlık derinliklerinde yaşayan hayvanlar. Derinlik hayvanları olarak da bilinirler. Güneş ışığı denizlerde ancak 200-300 metre derinliğe kadar ulaşır. Dolayısıyla bunun altındaki ışıksız bölgelerde hiçbir yeşil bitki yaşamaz. Fotosentezle besin üreten bitkiler olmayınca, canlı hayatın var olamayacağı zannedilir. Zira canlı varlıkların hayatlarını devam ettirebilmeleri için, gıda üreten bitkilere ihtiyaç vardır. Bugün kesin olarak bilinen; gıda üreten bitkilerin ancak ışıklı tabakalarda yetiştiğidir. Okyanuslarda böyle olduğu gibi, derin göllerde de durum aynıdır. Eskiden derin deniz diplerinde ve göllerde hayatın mevcut olmadığı sanılırdı. Ancak bugün durumun hiç de böyle olmadığı bilinmektedir. Derinliklerde ve diplerde çeşitli hayvan türleri hayat sürmektedir. Bunlar çoğunlukla çöpçü cinsler olup, gıdalarını suların üst tabakalarından dibe çöken b...

Sağlık İçin Çok Önemli 8 İpucu

Pahalı ilâçlar ağrılardan ve hastalıklardan korunmanın tek çözümü değil.  Birçok ev yapımı alternatif tıp olarak adlandırılan sağlıklı çözümler, hastalık veya rahatsızlıklarda yardımcı olabiliyor.   Yanıklar için siyah çay:  Sallama çay ılık halde demlenir ve poşetiyle yaraya damlatılır.  Siyah çayda bulunan tannik asit yanıkları iyileştirmede çok faydalıdır. Yanıklar için siyah çay Boğaz ağrısı için elma sirkesi:  Yarım su bardağı su ile, iki kaşık elma sirkesi karıştırılır. Birkaç kere gargara yapılınca boğazdaki bakteriler yok olur. Boğaz ağrısı için elma sirkesi Uyku sersemliği için:  Yeni koparılan bir nâneyi koklamak. Uyku sersemliği için Sivrisinek/Arı sokmaları için:  Su ile karıştırılmış kabartma tozu arının soktuğu veya sivrisineğin ısırdığı yere uygulanır. 1 dakika sonra hemen iyileşir. Sivrisinek/Arı sokmaları için Yaralar için bal:  İçerisindeki laktik asit sayesinde balın iyileştirici etkisinin olduğu ...

İstanbul Çamlıca Camisi Nasıl Gidilir

İstanbul Çamlıca Camisi Hakkında Kısa Bilgi 3.08.2013 günü temeli atılan ve Çamlıca Tepesi’ne yapılan câmiinin, Kadir Gecesi’nde (2017) bir bölümü ibâdete açılmıştı. Nasıl Gidilir Aşağıdaki google maps linkine tıklayarak İ stanbul Çamlıca Camisi'ne ulaşım haritasını görebilirsiniz.  https://goo.gl/maps/QccgRiiPTEM2 Minareleri Hakkında Teknik Bilgiler Minareleri, dünyada en yüksek (107.1 m), kubbe ölçüleri 72 m yükseklik ve 35 m çapındaki dev kubbeye, 3.30 m çaplı ve 7.65 m boyundaki âlem konuldu. Bina Oturumu Hakkında Teknik Bilgiler 57.500 m²’lik bir alana yapılan eser, sadece câmi olarak değil, eğitim ve kültür merkezi olarak da hizmet veriyor. İç Hacim Hakkında Teknik Bilgiler Aynı anda 50.000 kişiyle ibâdet yapılabilen yapı, 268 metre yüksekliğindeki tepe üzerinde, “Çamlıca Tepesi Câmii ve Külliyesi” Anadolu Yakası’nın Boğaz’a bakan yerinde inşâ edildi. Âfet anında da 100 bin kişi câmide barınabilecek.

Osmanlı Devletinde Hoşgörü

Osmanlı Devletinde Hoşgörü Baş­ba­kan­lık Dev­let Ar­şiv­le­ri Ge­nel Mü­dür­lü­ğü, yak­la­şık 600 yıl 3 kı­ta­da çe­şit­li mil­let­ler­den in­san­la­rı ba­rış için­de bir ara­da tu­tan Os­man­lı hoş­gö­rü­sü ve ada­le­ti­nin bel­ge­le­re yan­sı­yan ör­nek­le­ri­ni, “Gök­kub­be Al­tın­da Bir­lik­te Ya­şa­mak” ad­lı ki­tap­ta top­la­dı. " Gök­kub­be Al­tın­da Bir­lik­te Ya­şa­mak ” ad­lı  Ki­tap­ta yer alan bel­ge­le­re gö­re; Ba­tı­lı­la­rın “Muh­te­şem Sü­ley­man” ola­rak ta­nı­dık­la­rı Kânunî Sul­tan Sü­ley­man, 1560'da bey­le­ri­ne: “Her tür­lü ver­gi­yi sa­de­ce kânun­lar çer­çe­ve­sin­de top­lat­tı­ra­sın! Hiç­bir kim­se­ye faz­la­dan bir ak­ça da­hi al­dırt­ma­ya­sın!” em­ri­ni ve­rir­ken,   2. Ab­dül­ha­mid Hân 1894'te  bin­ler­ce ki­lo­met­re uzak­lık­ta­ki Ame­ri­ka'da or­man yan­gın­la­rın­dan za­rar gö­ren­le­re 300 li­ra (al­tın) yar­dım gön­der­di. Abdülmecid Hân zamanında 1845-1850 yılları arasındaki kıtlık döneminde, İrlanda’ya ilâç ve yi...

Fransız Seyyah Ubucini 19. Yüzyıl İstanbul

Fransız Seyyah Ubucini 19. Yüzyıl İstanbul İstanbul’da sayısız resmî binalar, 350’den fazla câmi, 92 Rum ve Ermeni kilisesi, 8 Katolik kilisesi, 34 sinagog, pek çok tekke ve türbe, 518 medrese, 35 kamuya açık kitaplık, 200 imâret, 300 hamam, yüzlerce han veya kervansaray, zarâfet ve temizlik bakımından Avrupa’da bir benzerine rastlamayan heybetli kışlalar bulunmaktadır. Bu binalar içinde en ilgi çeki­ci olanları; çınar ağaçlarıyle gölgelenmiş ve dînî vazifesini yerine getirmeye gelen Müslümanların abdest aldıkları çeşmelerle çevrili avlularıyle, simli kubbeleri ve sivri minâreleriyle câmilerdir...  Dıştan bakıldığında bu câmiler büyüklük ve zevk bakımından birbirlerine benzerler. İçinin görünümü de aynıdır. Kur’ân’ın âyetleriyle meydana getirilen duvarlar süslü; kubbeyi tutan sütunların arasında gerili duran tellere sayısız lâmbalar asılmış; yerde hasırlar veya kıymetli halılar. Kürsü, şeref sandalyesi, özel olarak ayrılmış sıra diye bir şey görülmez. İmamların ve yoksu...

Komik Fıkralar

Ne Lüzum Var İki arkadaş konuşurlarken o sırada yanlarından meşhur bir ressam geçer.  Arkadaşlardan biri, ötekini dürter: - Şunu görüyor musun? Ressamdır. Resme bir fırça vurunca gülen bir çocuğu ağlayan bir çocuk yapabiliyor. Öteki de şöyle der: - Sanki o da bir iş mi? Fırçaya ne lüzum var ? Elinin tersiyle bir tane vurdun mu kâfi. Dün Yoktun Genç bir memur, geceleri bir türlü uyuyamamaktan, sabahları da uyanamamaktan işe hergün geç kalınca doktora başvurur. Doktor bir hap verir ve der ki: -“Bu hap sayesinde uykun normale döner.” O gece rahat uyur. Sabah hem erken kalkar hem de işe vaktinde gider. Şefine hapı bir güzel övmeye başlayınca şef sorar: - Dün yoktun , neredeydin? Dört Kişi İngiliz’in biri, oğlunu ilk defa içkili bir lokantaya götürür. Yemek yerken oğluna şöyle nasihat eder: - Serseriliğin en kötüsü sarhoşluktur, oğlum. - Evet öyledir, baba. - Sarhoş olduğun zaman ne yaptığını bilemezsin. Hatta şu karşı masadaki 2 kişiyi 4 görürsün. - Masa...

Adana Gezilecek 10 Tarihi Kale

Adana’da çok sayıda tarihi kale vardır. Ceyhan’dan, Tarsus’a kadar 40-50 dağ kalesi olup bunlardan meşhur olanları şunlardır. Adana Kalesi Abbasi Sultanı Halife Harun Reşid tarafından, eskiden kalan kale yıkıntıları üzerine 781’de yaptırılmıştır. 1836’da Adana’yı işgal eden Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa tarafından yıktırıldığı için bugün temellerinin bir bölümü kalmıştır. Evliya Çelebi seyahatnamesinde; “Dört köşeli çevresi dört yüz adımdır. Yedi kulesi, iki kapısı vardır” der. İlk devirde yapılan kalenin bir duvarı nehire dayanmış olup, diğer üç kenarı hendeklerle çevrilidir ve 7 burcu vardır. (Kestanbol) Ayas Kalesi   Ceyhan’ın 30 km uzağındadır. Yumurtalık ismiyle anılır. Kale ortaçağda yapılmıştır. Kanuni Sultan Süleyman Han 1536’da tamir ettirmiş ve “Sahil Kulesi” ismi verilen bir kule ilave ettirmiştir. Yılanlı Kale Ceyhan’a 6 km uzaklıktadır. Halk arasında ismi (Şahmeran)’dır. Misis’e yakındır. Ortaçağda Haçlı seferleri esnasında ku...

Türkler'de Çocuğa İsim Nasıl Verilirdi

Türkler'de Çocuğa İsim Nasıl Verilirdi Yeni doğan çocuğa veya sonradan Müslüman olan kimseye isim koymak. Varlıkları belirtmek, şahısları diğerlerinden ayırmak için kullanılan kelimelere ad (isim) denmiştir. Allahü teala, yeryüzünde yarattığı ilk insan ve ilk peygamber olan Adem aleyhisselama her şeyin ismini ve faydasını bildirdiğini Kur’an-ı kerimde haber verdi. Mealen; “Allah, Adem’e bütün isimleri öğretti.” buyurdu (Bekara suresi : 31). Tarihin her devrinde insanlar inanç ve adetlerine göre isimler kullandılar. Türklerin İslamiyeti kabulünden önceki isimleri, çocukluk ve gençlik dönemlerinde olmak üzere iki dönemde verilirdi. Doğumun hemen ardından çocuğa isim verilmez, bir yaşından sonra adetlerine göre büyük şölenler yapılır, oradaki en yaşlıları tarafından  isim  konurdu. Esas isim, gençlik çağında gösterilen bir kahramanlıktan sonra verilirdi. İslamiyetten önce Araplarda herkes için isminden başka bir de ilk erkek çocuğuna bağlı olarak baba olduğunu belir...