12 Ocak 2015 Pazartesi

“Özgür hiç kimse kendi benzerleri tarafından ülke kanunlarına göre yasal bir şekilde muhakeme edilip hüküm giymeden tutuklanmayacak, hapsedilmeyecek, mal ve mülkünden yoksun bırakılmayacak, kanun dışı ilan edilmeyecek, sürgün edilmeyecek veya hangi şekilde olursa olsun zarara uğratılmayacaktır...”
“Kimseye hakkı ya da adaleti satmayacağız, men etmeyeceğiz ya da geciktirmeyeceğiz...”
Yukarıdaki iki cümle aslında dünyanın kabul görmüş ilk anayasası da sayılan, Papa 3. İnnocent, Kral John ve baronları arasında imzalanan Magna Carta’nın yani Büyük Özgürlükler Sözleşmesi’nin 39. ve 40. maddeleridir. Ne kadar özgürlükçü ve adilâne değil mi?

Yıl 1215...
Anglosaksonların V. yüzyıldan itibaren göç edip sahiplendiği ve ismini verdiği (England) topraklara Kral John hükmetmekte, ancak başarısız yönetimi ve despotik rejimi yüzünden tepki görmekteydi. Aristokrasi -diğer bir adıyla soylu erki- John’un bu yönetimine karşı başkaldırı başlatmıştı. Ve bu hareket olumlu sonuç verdi. Kral, ‘büyük fedakarlıklar yaparak’ 15 Haziran 1215 tarihinde güçlü baronlar tarafından hazırlanan metne mührü basmak zorunda kalmıştı. Magna Carta olarak bilinen bu resmi evrakta, kralın yetkilerini teoride kısıtlayan hükümler yer almaktaydı. 61. maddeye göre feodal kanunlara atıfta bulunuluyor ve 25 baronun, kralın hükmüne karşı gelebileceğini belirtiyordu. 1215 yılının yaz ayları boyunca her iki taraf da gönülsüzce uzlaşmaya çalışsa da problemler çözülemeyecek ve çatışmalar başlayacaktı.

Zaten peşinden çıkan Baronlar Savaşı, iki yıl boyunca İngiltere Krallığı’nın başını ağrıtmış, iç savaş Kral John’un ölümü ve oğlu 9 yaşındaki Henry’nin tahta çıkması ile son bulmuştur. Magna Carta, Henry’nin imzası olacak şekilde yeniden düzenlenmiş, baronlar bu resmi evraka bağlı kalacaklarına söz vermiş, ülke Fransa Prensi Louis’nin egemenliğinde kurtarılmış ‘güneş batmayan topraklar’ın temeli atılmıştır. Onca iç savaş ve iktidar mücadelesi sonrası ülkedeki tüm aykırı sesleri susturmak pek tabii mümkün olmayacaktır. Özgürlük ve adaletin en çok bahsedildiği yerde ikisi de kısıtlıdır. Nitekim United Kingdom’da da durum böyleydi.


“Özgürlük, kişinin diğer bireylerin haklarına saygı duyduğu sürece dilediği şekilde davranmasını, kimse tarafından zorla engellenmemesi ya da durdurulmamasını belirtir.” diyor sözlük tanımı özgürlük için. V for Vendetta filmini izlemişsinizdir. Hugo Weaving ve Natalie Portman’ın başrollerini paylaştığı film, geleceğin İngiltere’sinde özgürlük için verilen mücadeleyi ve diktatör bir rejime bireysel başkaldırının nasıl toplumsal hale geldiğini anlatıyor.

Remember, remember, the fifth of november!*
Ne olmuştu bu 5 Kasım’da... 1605 yılında Barut Komplosu’nu hatırlatan V, taktığı Guy Fawkes maskesi ile yine bir 5 Kasım’da özgürlük için büyük bir adım atar, 4 asır sonra  yarım kalan işi tamamlar. Halk değişime hazırlıdır. Binlerce insan diktatörün devrilişini yüzlerindeki Fawkes maskeleriyle izlemiş ve Parlamento Binası Çaykovski’nin 1812 Urvetürü eşliğinde yerle bir olmuştur.

Şimdi bakış açımızı değiştirelim, İngiltere’nin iç dünyasından çıkmış haline bir göz gezdirelim. 16. yüzyılda başlayan ‘sömürge’ hareketine... Deniz aşırı ülkelerde süregelen zulme, akıl almaz oyunlara ve bir yok edilişe... İngiliz zulmü artarak tüm dünyayı sarmış, ülkeler, devletler, ülküler ve kültürler yok edilmiştir. Halklar, güneş batmayan toprakların efendilerinin acımasız İngiliz oyunları altında ezilmiş, sömürge imparatorluğu ise her geçen yıl gücüne güç katmaya devam etmiştir. Asya, Afrika ve Amerika’ya kadar uzanan İngiliz kolonileri bu güçlü sömürgenin birer eseridir. “Hindistan, Mısır, Somali, Uganda, Kenya, Bechuanaland, Rodezya ve Nysaland” İngiltere’nin sömürgelerinden yalnızca birkaçı...

Öyle ki, 1661 yılında kral II. Charles, Bragançalı Catherine ile evlenince Portekiz'e bağlı olan Tanca ve Bombay Catherine'in çeyizi olarak İngiltere'ye verildi. Armağanları bile bir acayip... Bir başkasına ait olanı bir başkasının gönlünü almak için hediye edebilmek zaten ‘adaletin’ olmazsa olmazlarındandı değil mi?

Ve Hindistan...

“Bir Arzular Ülkesi olarak Hindistan, dünya tarihinin temel bir unsurunu oluşturur. Eski çağlardan itibaren tüm uluslar, arzularını ve hırslarını yeryüzünün sunduğu en degerli hazinelere sahip bu topraklara ulaşacak yolu bulmaya yönelttiler. Bu ülke, inciler, elmaslar gibi tabiat hazinelerinin yanı sıra bir de hikmet hazineleriyle dolup taşmıştır. Bu hazineler artık Batı’ya geçmiştir. Bu Arzular Ülkesi elde edildi; ondan küçük ya da büyük bir parça elde etmemiş hiç bir Doğulu büyük ulus ya da modern Avrupalı Batılı yoktur. İngilizler, daha ziyadesiyle de, Doğu Hindistan Şirketi ülkenin efendisidir. Zira, Avrupalılar'a tabi olmak Asya imparatorluklarının zorunlu kaderidir; birgün Çinliler de bu kadere teslim olmak zorunda kalacaklar...”

Hindistan, Hegel'in bu cümlelerinden anlaşılacağı üzere tarih boyunca insanlık için bir cazibe merkezi olmuştur. Sahip olduğu zenginliklerle, gerek insanlık tarihinin eski uygarlıklarının ve gerekse de modern dönemin Batılı sömürge imparatorluklarının iştahlarını kabartmıştır. Bunun en son örneği de yine güneş batmayan toprakların soylularıdır. Hindistan’da yaşanan dejenerasyonun, kültürel çöküşün en büyük sebebi İngiliz’in sömürge anlayışıdır. Bunu daha sonra geniş bir şekilde işleyeceğiz.

Evet! İngilizler hiç durmadan sömürdü. Çıkarları için hiçbir fedakarlıktan (!) sakınmadı. Üzgünüm ama özgürlükler, korkulara kurban edildi. Şimdilerde ise bir uyanış var. Dünyada yaşanan çatışmanın en önemli müsebbibi olan bu milletin aristokrasi sınıfı bu aralar biraz rahatsız. Dünyayı yönettiğini düşünenler kendini, bu büyük oyuna kaptırmışken, biz de V’nin sözüyle yazımızı bağlayalım...

“Biraz sabret, bu şarkı adalet için çalacak...”

*V for Vendetta'dan bir replik: Hatırla! 5 Kasım’ı hatırla...

LÜTFEN BU YAZIYI SOSYAL MEDYADA PAYLAŞINIZ

Tepkiler:

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederiz.

GÖRÜNTÜLENME

E-MAIL ABONELİK

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

BUMERANG

Bumerang - Yazarkafe

ÖZEL GÜNLERİNİZİ SÜSLEYİN... ZEDONNA.COM

ÖZEL GÜNLERİNİZİ SÜSLEYİN... ZEDONNA.COM
Çiçekli Taçlar, Nikah Şekeri, Kokulu Taş, Cam Şişe, Lohusa Ürünleri, Kaneviçe, Doğum Günü, Sünnet, Mevlüt, Kına, Düğün

EN ÇOK OKUNANLAR.........(Son 7 günde)

Tüm Zamanların Rekoru